Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
admin

Sanayi Devrimi Nedir


Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle

Sanayi Devrimi ya da Endüstri Devrimi, Avrupa'da 18. ve 19. yüzyıllarda yeni buluşların üretime uygulanması ve buhar gücüyle çalışan makinaların makinalaşmış endüstriyi doğurması, bu gelişmelerin de Avrupa'daki sermaye birikimini arttırmasına denir.

Sanayi Devrimi Nedenleri

Rönesans ve Reform hareketlerinin yol açtığı özgür düşünce, bilim ve teknik alanda gelişmelere ortam hazırladı. Coğrafi Keşiflerin başlattığı sömürgecilik hareketleri ile Avrupa zenginleşti. Teknik gelişmelerin üretim alanına uygulanmasıyla da endüstri devrimi doğdu.

1. Sanayi Devrimi Hazırlayan Düşünsel Nedenler

Sanayi devrimini 16. ve 17. yüzyıldaki dinsel, siyasal, bilimsel ve felsefi düşünceler hazırlamıştır. Protestan Reformu "bugün çok çalışıp yarını düşünmeyi" önemli bir değer olarak yerleştirmiştir. 17. yüzyılda Aydınlanma Çağı filozofları bilimsel yöntemi ve rasyonel düşünme ilkelerini geliştirmişlerdir. Fransız Devrimi Napolyon aracılığıyla bu düşünceleri Avrupa’ya yaymıştır. 17. yüzyılın bilimsel buluşları, sanayi devriminin teknolojik gelişmelerine kaynak oluşturmuştur.

2. Sanayi Devrimini Hazırlayan Sosyo-Ekonomik Nedenler

Düşünsel nedenlerin yanında, sanayi devrimini doğuran diğer nedenler şunlardır:
Hızlı nüfus artışı. 16. yüzyıldan başlayarak Avrupa'nın nüfusu hızla arttı.
Tarımdaki gelişmeler bu sektördeki nüfus ihtiyacını azaltarak bu nüfusun kentlere göç etmesine neden oldu. Böylece kent sanayisine hazır işgücü oluştu.
Yaşam düzeyi yükseldi.. Eskiden lüks sayılan şeker, kahve, çay gibi mallar artık orta sınıf ve alt sınıflar için doğal bir gereksinme olmaya başlıyordu. Bu da dolaylı olarak tüketim malı talebini arttırdı.
Geniş çaplı yağmalar, sanayi devriminin en önemli finans kaynağı olmuştur. Gerek İspanyollar tarafından yağmalanan Orta Amerika altınları, gerekse de İspanyol gemilerini vuran, yağmacıları yağmalayan İngiliz gemileri, Avrupa'ya tonlarca altın taşımıştır. Bütün bunlar 16. ve 17. yüzyıllarda, sanayi devrimine götüren süreçleri desteklemiştir.
Hindistan'da 23 Haziran 1753 tarihinde, Fransız birliklerini savaş alanında yenen İngilizler (Plessey Savaşı), Babür imparatorlarının devasa hazinesine el koymuşlardı. Bu hazinenin İngiltere'ye taşınmasıyla bu ülke ekonomisinde ortaya çıkan para ve finans olanaklarının, dokuma ve buhar makineleriyle ilgili tüm teknik buluşların 1758-1791 tarihleri arasında gerçekleşmesini açıklamada birincil argüman olduğu söylenebilir.18. ile 19. yüzyıllar arası olusmustur.
Sömürgecilik. Avrupa ülkeleri yeni koloniler oluşturarak buradan getirdikleri malları sanayide kullanmaya başladılar, işlediler ve tekrar sömürgelere sattılar.
Küçük burjuvazinin gelişmesi ve orta sınıfın zenginleşmeye başlaması bir itici kuvvet oldu.
Kapitalizm. Orta sınıfın zenginleşmesi sürecine paralel olarak kapital birikimi oluşmaya başladı. Böylece yeni yatırım alanları aranmaya başlandı.
Taşıma ve teknolojide meydana gelen gelişmeler
Protestan reformu; "Bugün çok çalışıp yarını düşünmek" öğretisinin önemli bir değer olarak yerleşmesi,
17. yy Aydınlanma Dönemi'nde, aklın başat konumu ve bilimsel bilginin akıl yoluyla inşa edilme süreci.
Bilimsel yöntem ve rasyonel düşünme ilkelerinin bilimleri ortaya çıkarması ve teknolojik gelişmeleri etkilemesi,
Fransız Devrimi aracılığıyla sanayi toplumuna uygun siyasal bir yapılanmanın temellerinin atılması.

Sanayi Devriminin Başlangıcı

Tüm ürünlerin artması ve aynı zamanda işgücünün açıkta kalması sanayi devrimine yardımcı oldu. Endüstride hammaddeye ihtiyaç vardı. Ürünler için Pazar gerekiyordu. Fabrika araç ve gereçleriyle binaların finansmanı için de sermaye lazımdı. Hammadde ve pazarın bir kısmını deniz aşırı koloniler sağlıyordu. Bu yüzden, ticaretteki atılım da sanayi devriminin yardımcısı oldu.

Sanayi devrimi aile içi üretimi büyük ölçüde etkiledi. Makineler basit el araçlarının yerini aldı. El aaagahları ve eğirme makineleri su veya buhar, kol gücünün ve hayvan enerjisinin yerini aldı. 1789’lardaki bu değişim yalnız bir kaç endüstriyi etkilemişti. Bunlar ancak, madencilik, mühimmat, tekstil gibi anahtar sanayi kolları idi.

Demir üreticilerinin artan kömür ihtiyacı yüzünden, kömür madenciliği 18. yüzyılda büyük bir iş alanı idi. Yüzyıllarca bu işte mangal kömürü kullanılmıştı. Ancak bu maliyeti oldukça arttırıyordu.Bunun önüne kok kömürü kullanılarak geçildi.Böylece daha yüksek kalitede demir üretimi gerçekleştirildi. Askeri ihtiyaçları karşılamak için yeni döküm haneler ve askeri fabrikalar kuruldu.

Öte yandan tekstilde ucuz yünlü elbiselerin üretiminde devrim oldu. “Uçan Mekik” denilen araç ilk kez el dokumalarında uygulandı. Büyük başarı sağladı. Daha sonra su gücüyle çalışır hale getirildi. Kapasite 100 misli arttı. Ancak 1760’larda su gücüne dayalı endüstri yerini buhar gücüne bıraktı.

1789’larda İngiltere 150 adet pamuk eğirme makinesine sahip olmasına rağmen, yünlü ve diğer ara ürünlerin önemli bir kısmı halâ elde yapılıyordu. Endüstri gelişiminin bütünüyle tamamlanması ucuz ve ağır kargoların, ulaşıma yarayan kanal ve demiryollarının yapımına ve eğitilmiş insan gücü ile sermaye yokluğunun üstesinden gelmesinden bağlıydı. Bütün bu gelişmeler ve çabalar 18. yüzyıl Sanayi Devriminin ilk adımlarını oluşturdu.

Sanayi Devriminin Aşamaları

Birinci aşama: Makinalaşma Çağı

18. yüzyılda başlayıp 19. yüzyılın ortalarına kadar (1870'ler) süren bu endüstrileşme sürecine demir ve kömürün asıl enerji kaynağı ve hammaddeyi oluşturduğu makinalaşma çağı denilebilir. Temel ve ayırıcı özelliği makina kullanımının yaygınlaşması sonucu büyük fabrikaların ortaya çıkmasıdır. Böylece, Avrupa'da temelde tarım işçilerinin toplumundan, fabrikalarda eşya üreten nüfusa doğru düzenli bir değişim olmuştur.
Bu dönemde İngiltere'nin sahip olduğu zengin kömür yatakları bu devletin öteki devletler üzerinde ekonomik üstünlük sağlamasına yol açmıştır.
Endüstri devriminin ilk aşamasında buhar, kömür ve demirin birleşimi önemli siyasal, ekonomik ve toplumsal sonuçlarıyla birlikte "demiryolu çağı"nı da açmıştır. Kömür yalnızca demiryolunda haraket eden araçlara güç sağlamakla kalmamış, aynı zamanda demiryolları da kömürü çok uzak ve eskiden taşınamayan yerlere götürmüştür. Böylece Avrupa'da kömürle çalışan makinaları barındıran fabrikalar hem büyümüş hem de en uzak noktalara kadar yayılmıştır.

İkinci Aşama

Sanayi devriminin ikinci aşamasında (1870'ler sonrası) temel hammadde ve enerji kaynaklarında değişiklik ortaya çıktı. Kömür ve demirin yanında çelik, elektrik, petrolkimyasal maddeler de üretim sürecine sokulunca endüstrileşme bugün etrafımızda görülen biçimini almış oldu. ve Demir, endüstri devriminin birinci aşamasında büyük ama başat olmayan bir rol oynamıştı. İkinci aşamasında çelik tam anlamıyla her alana egemendir. Çeliğin en önemli yararı demiryollarında görülmektedir. Örneğin bu demende çelik saysinde gelişen demiryolları Birinci Dünya Savaşı'nda savaşan devletlere temel lojistik desteği sağlamıştır.

Üçüncü Aşama

Bilgisayaraın keşfinin ve ileri teknolojik gelişmelerin sanayi devriminin üçüncü aşamasını oluşturduğu varsayılmaktadır.

İngilterede Sanayi Devrimi

Sanayi devriminin önce İngiltere'de başlamasının birkaç nedenini şöyle sıralayabiliriz.
İngiltere'de uzun süredir bir anayasal monarşi düzeni oluşmuştur. Bu düzenin temelinde mülkiyet hakkının ve bireysel hak ve özgürlüklerin korunması yatar.
18. yüzyıl İngiltere'si zaten dünyanın mali merkezi konumunda idi. Borsa ve bankacılık sektörleri diğer ülkelerden çok ileri idi.
Parlamento, kapitalizm ilkeleri doğrultusunda iç piyasada özgür rekabeti önleyici bütün engelleri kaldırmıştı.
İngiltere, sanayi için gerekli en temel hammaddeler olan kömür ve demir yönünden zengin yeraltı kaynaklarına sahipti.
İngiltere, dünyanın en büyük sömürge imparatorluğu idi. Bu da ona hammadde kaynakları ve üretilmiş mallar için geniş pazar olanağı sağladı.
İngiliz donanması ve güçlü ticaret filoları, taşımacılığı kolaylaştırdı.
İngiltere Avrupa'da zaten Rönesans döneminden beri dokumacılık sanayinde başı çekiyordu.

Fabrika Sistemine Geçiş
Fabrika sistemi ile üretim, talep artışı doğrultusunda bir gereksinme olarak ortaya çıktı. Büyük makineler ev üretimi için elverişsizdi. Bu nedenle evler yerine işçilerin makinelerin bulunduğu büyük binalara giderek çalışma sistemi, başka deyişle fabrika sistemi süreç içinde meydana geldi.
Fabrika sistemi hızlı üretim gibi olumlu sonuç yanında sosyal açıdan olumsuz birtakım sonuçlar da doğurdu. Erkek işçiler yanında, hatta onların yerine (daha ucuza çalıştıkları için) çocuk ve kadınlar çalıştırılmaya başlandı. 20 saate kadar varan iş saatleri küçük çocuk ve kadınları eziyordu.
Buna rağmen ücretler yetersizdi. İşçilerin kalifiye olması artık o kadar önemli değildi. Makineler tekdüze, basit, mekanik hareketler yapabilen herkesle çalışabiliyordu. Kalifiye işçilerin normal ücretle iş bulması imkansızlaşıyordu.

Diğer Teknolojik Gelişmeler
Buharlı makine. Sanayi devriminin en önemli gelişmelerinden birisi buharlı makinenin bulunuşudur. 1763'de James Watt, İskoçya'da buharla çalışan makineyi buldu. Bu makinenin gelişmiş biçimi, makine çağının gerçek başlangıç noktasını oluşturur.
1807'de Robert Fulton adındaki Amerikalı buharlı makineyi gemilere uyguladı. 1840'da ilk düzenli okyanus ötesi buharlı gemi seferleri başladı.
1825 tarihinde ilk kez buharlı makine lokomotiflerde kullanılmaya başlandı.
1844'de Samuel Morse Amerika Birleşik Devletleri'nde ilk ticaret amaçlı telgraf servisini hizmete soktu.
1876'da Alexander Graham Bell telefonu buldu.
Tarım teknolojisinde gelişmeler sağlandı. Almanya bu alandaki gelişmelere öncülük etti. Almanlar pancardan şeker çıkarma tekniğini buldu. Bir başka Alman kimyager suni gübreyi yaptı. 1834'de bir Amerikalı mühendis bir biçerdöver icat etti. 1870'lerden sonra konserve yiyecek imalatı hızlı bir biçimde arttı.
1830–1860 arasında İngiltere'de daha etkili maden tasfiye yöntemlerinin geliştirilmesine paralel olarak kömür üretimi hızla arttı. Çünkü yüksek demirçelik talebi bu yöntemler sayesinde kolayca karşılanabiliyordu. ve
Bu üretim sayesinde 1800–1830 arasında köprü, kanal, demiryolu vb. gibi inşaatlar hızla arttı. 1850'lere kadar genelde İngiltere'nin tekelinde olan sanayi devrimi, bu tarihten sonar tüm Avrupa’ya ve Amerika Birleşik Devletleri'ne yayıldı.

Sanayi Devriminin Sonuçları

1. Batının Toplumsal Sınıf Yapısında Değişmeler

Sanayi devrimi Avrupa'da burjuva sınıfının yapı değiştirmesine ve yeni bir işçi sınıfı doğmasına yol açtı. Eski burjuva sınıfına şimdi fabrika sahipleri de katılmıştı. Burjuva sınıfı artık her ülkede en zengin sınıfı oluşturuyordu. Ancak ülkelerin çoğunda orta sınıf pek çok siyasal ve sosyal haklardan mahrumdular. Bu haklarını elde etmek için 19. yüzyılın bitişini beklemek gerekecektir.

Avrupa'da sanayi devrimi öncesinde de bir işçi sınıfı vardı. Ancak bu sınıf her zaman çoğunlukta ama bilinçsiz durumda idi. Sanayi devrimi sonucunda işçi sınıfı bilinçlenmeye başladı. Toplumların hemen hepsinde en kalabalık sınıfını oluşturdu. İşçi sınıfı, yoğunluğuna karşın ekonomik ve siyasal haklardan mahrumdu. Ücretleri düşük, yaşama ve çalışma koşulları çok kötüydü. Çalışma saatleri uzun, fabrikalar havasız ve her türlü sağlık koşullarından uzaktı.
Siyasal açıdan oy hakları yoktu. Sendikalaşma ve grev yasaktı. Ancak işçiler artık bu durumun farkında ve bilincindeydiler.

2. Kentleşme ve Nüfus Artışı

Sanayi devriminin bir başka etkisi de nüfus artışı konusunda oldu. Sanayileşme sayesinde tarım makineleşmiş, böylece aynı miktar toprak daha fazla insanı besleyebilir hale gelmişti.
Ayrıca kent sanayi tarım sektörü dışındaki insanlara iş sağlayarak daha fazla insanı besleyebilir duruma gelmişti.
Sanayi devrimi kentlerde nüfus yığılmalarına da neden olmuştur. 1920'lerde A.B.D. nüfusunun yarısı kentlerde yaşıyordu. Kentleşme önemli sorunları da beraberinde getirdi. Gecekondu bölgeleri büyüdü. Bu bölgeler havasız, pis ve kalabalıktı.

3. Kitle Toplumu

İşçilerin fabrikalarda toplanması ve fabrikaların da kentsel alanlara yığılmasıyla giderek kentler kırsal alanları yutmaya başladı. Bu gelişme tıp bilimindeki yeniliklerle ortaya çıkan nüfus artışı ve bu nüfusu doyurmak için gıda maddesi bulma çabalarıyla birleştiğinde 20. yüzyılın değişmez özelliği olan kitle toplumu tarihteki yerini aldı.

4. Emperyalizm

Sanayileşmenin getirdiği hammadde ihtiyacı ve mamül mallara pazar bulma çabası hızla saniyeleşen devletleri daha yoğun emperyalist (sömürgeci) politikalar izlemeye itti.

5. Uluslararası Rekabet

Sanayi devriminin bir başka sonucu da hızlı sanayileşen ülkeler arasında başlayan rekabet ve gerginliktir. Ülkeler doğal kaynak ve pazar kapmak için adeta yarışmaya başladılar. Bu yarış gitgide artan bir hızla, kanlı ya da kansız savaşlarla, günümüze kadar sürecektir.

Sanayi devriminin önce İngilterede başlamasının nedeni

İngiltere'de uzun süredir bir anayasal monarşi düzeni oluşmuştur. Bu düzenin temelinde mülkiyet hakkının ve bireysel hak ve özgürlüklerin korunması yatar.
18. yüzyıl İngiltere'si zaten dünyanın mali merkezi konumunda idi.Borsa ve bankacılık sektörleri diğer ülkelerden çok ileri idi.
Parlamento, kapitalizm ilkeleri doğrultusunda iç piyasada özgür rekabeti önleyici bütün engelleri kaldırmıştı.
İngiltere, sanayi için gerekli en temel hammaddeler olan kömür ve demir yönünden zengin yeraltı kaynaklarına sahipti.
İngiltere, dünyanın en büyük sömürge imparatorluğu idi. Bu da ona hammadde kaynakları ve üretilmiş mallar için geniş pazar olanağı sağladı.
İngiliz donanması ve güçlü ticaret filoları, taşımacılığı kolaylaştırdı.
İngiltere Avrupa'da zaten Rönesans döneminden beri dokumacılık sanayinde başı çekiyordu.
Ingiltere bir ada ülkesidir. Bundan dolayı Avrupa’daki derebeylik mücadelesi, savaşlar, mezhep kavgaları gibi olaylardan uzak kalmıştır.

Fabrika sistemi ile üretim, talep artışı doğrultusunda bir gereksinme olarak ortaya çıktı. Büyük makineler ev üretimi için elverişsizdi. Bu nedenle evler yerine işçilerin makinelerin bulunduğu büyük binalara giderek çalışma sistemi, başka deyişle fabrika sistemi süreç içinde meydana geldi.

Fabrika sistemi hızlı üretim gibi olumlu sonuç yanında sosyal açıdan olumsuz birtakım sonuçlar da doğurdu. Erkek işçiler yanında, hatta onların yerine (daha ucuza çalıştıkları için) çocuk ve kadınlar çalıştırılmaya başlandı. 20 saate kadar varan iş saatleri küçük çocuk ve kadınları eziyordu.

Buna rağmen ücretler yetersizdi. İşçilerin kalifiye olması artık o kadar önemli değildi. Makineler tekdüze, basit, mekanik hareketler yapabilen herkesle çalışabiliyordu. Kalifiye işçilerin normal ücretle iş bulması imkansızlaşıyordu.

Sanayi Devriminin Osmanlı Üzerindeki Etkileri

Sanayi İnkılabı sonucunda Osmanlı İmparatorluğu'nda küçük atölyeler oratdan kalkmış işsizlik artmış, dış ticarette denge bozulmuştur. Osmanlı Devleti, XIX yüzyılının ortalarından itibaren Avrupa mallarının istilasına uğramıştır. Osmanlı Devleti, dışarıya hammadde satan ve dışarıdan mamül alan bir ülke haline gelmiştir. Sanayi Inkılabı'nın sonunda sanayileşmesini tamamlayan Avrupalı devletlerin sömürge ve pazar arayışları arttı, bu durumun sonucunda Osmanlı Devleti toprakları üzerinde çıkar çatışmaları başladıAvrupalı devletler 19 yüzyılda azınlık haklarını ve kapitülasyonları bahane ederek Osmanlı Devleti'nin iç işlerine karıştılar. Ekonomide başlayan bu gerileme siyasi çöküşü hızlandırmıştır. Sonuç olarak Osmanlı Devleti, Avrupa'da meydana gelen bu gelişmeleri yeterince takip edemediğinden ve ekonomik olarak gerilemesinden dağılması/çöküşü hızlanmıştır.

Sanayi İnkılabı,buhar gücünün bulunması,bu gücün üretimde kullanılmaya başlanması sonucunda ortaya çıkan üretimin basit el aletleri ile pahalıya ve yavaş yapılması uygulamasının terk edilmesi,üretimin fabrikalarda hızlı ve ucuza gerçekleştirilmesi olayıdır.Yani Sanayi İnkılabı üretimde basit el aletlerinin yerini,makinenin almasıdır.Sanayi İnkılabı,”Globalleşme” denilen,pazarları ve üretimi dünya boyutuna taşıyan ekonomik dönüşümün de başlangıcını teşkil etmektedir.

Sanayii İnkılabı küçük sermayeden,büyük sermayeye,yani kapitalizme geçilmesini sağlamış,küçük sanayii kuruluşlarının yıkılması,ucuz ve bol üretimi dünya ticaret dengesini değiştirmiştir.Sanayii İnkılabı ile birlikte Avrupa’da hammadde ve Pazar problemi yaşanmıştır.Bu problem batılı ülkeleri hem milli sınırları içinde,hem de sömürgelerinde koruyucu tedbirle almaya ve yeni pazarlar bulmaya zorlamıştır.Kalabalık nüfusu,yer altı ve yerüstü zenginlikleriyle Osmanlı Devleti bu açıdan Batılılar için önemli bir Pazar niteliği taşımıştır.Osmanlı Devleti’nin Sanayii İnkılabı’ndan olumsuz yönde etkilenmemek için alması gereken önlem yüksek gümrük uygulayarak Avrupa mallarına karşı yerli sanayisini korumak ve sanayiini çağdaş teknolojiyle güçlendirerek,Batı malları ile rekabet edebilecek duruma getirmektir.Ancak bunların hiçbiri yapılmadığı için Osmanlı Devleti,Sanayii İnkılabı’ndan olumsuz yönde etkilenmiştir.

Mal üretimi çoğaldıktan sonra,artık kapitülasyonların tanıdığı ayrıcalıkları da yeterli görmeyen Batılılar,Osmanlı Devleti’nin uyguladığı ticaret yasaklarından,tekel uygulamalarından şikayetçi olmaya başlamışlardır.İngilizler,Mısı r valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşanın çıkarttığı isyan ortamından faydalanarak,1838 Ticaret Antlaşmasıyla bu şikayetlerden kurtulma imkanını elde etmiş,bunu diğer büyük Batılı devletler izlemiş ve ülke adeta bir yarı sömürge ağı içine düşmüştür.Avrupa malı ucuz ve bol miktarda Osmanlı pazarına girerken,Osmanlı ülkesindeki hammadde daha ucuza yurt dışına çıkarılmış,bu da yerli sanayiinin gelişmesini engellemiştir.

Osmanlı Devleti’nin savaşlar yüzünden mali durumunun bozulması ve izlediği yanlış ekonomik politika,Onu Batılı devletlerden borç almaya zorlamıştır.Alınan borçlar yerinde kullanılmadığı için,devlet bu paraların faizlerini bile ödeyememiş ve iflas ettiğini açıklamıştır.Batılıların,Osman lı Devleti’nden alacaklarını tahsil etmek gayesiyle 1881’de kurulan Duyun-u Umumiye Teşkilatı,devletin gelirlerinin önemli bir bölümünü el koydurmuştur.Bu da Osmanlı Devleti’nin mali bağımsızlığını yitirmesine neden olmuştur.Osmanlı Devleti’nin bu şekilde borçlanması yabancı müteşebbise yaramış,Türk müteşebbisler ya tamamen ortadan silinmiş,ya da yabancılarla anlaşarak çalışmalarına devam etmek zorunda kalmışlardır.Bunun sonucunda demiryolu,limanlar,elektrik-havagazı,su ve maden ocakları hep Avrupalı işletmeciler tarafından işletilmiştir.amacı kar etmek olan bu şirketler,milli kaynakları rasyonel olmayan bir şekilde kullanarak zenginleşirken, ülke kaynaklarını kurutmuşlardır.



Sanayi Devrimi Resimleri

  • 3
    Sanayi Devrimi 3 yıl önce

    Sanayi Devrimi

  • 1
    Sanayinin gelişim aşamaları şeması. Endüstri 4.0 1 ay önce

    Sanayinin gelişim aşamaları şeması. Endüstri 4.0

Sanayi Devrimi Sunumları

  • 1
    Önizleme: 1 ay önce

    Sanayi Devrimi Slayt Sunum PPTX

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    SANAYİ DEVRİMİ(Endüstri İnkılabı- Bilimsel Rönesans) İNGİLTERE’de BAŞLAMIŞTIRBUHARLI MAKİNE’nin YAPILMASI (James Watt)

    2. Sayfa
    Sanayi Devrimi’nin Sonuçları Üretim arttı.Pazar ve hammadde arayışı arttı.Sömürgecilik faaliyetleri hız kazandı.İşçi ve işveren sınıfı oluştu.Yeni düşünce akımları ortaya çıktı. (Kapitalizm, liberalizm, komünizm)

    3. Sayfa
    Köyden kente göç hızlandı, Kentler sanayi ve ticaret merkezi haline geldi, Şehir nüfusu artınca;Gecekondulaşma arttı,Güvenlik sorunu ortaya çıktı,Suç işleme oranı arttı,Alt yapı sorunları ortaya çıktı.

    4. Sayfa
    Sanayi Devrimi’nin Osmanlıya Etkisi Osmanlı ticaret anlayışında aşırı kâr yapmak ayıp sayılıyordu. Ticarette amaç ülke ihtiyacını karşılamaktı. Osmanlı devleti, arz-talep dengesini korumak için ve özellikle üretilen malların, üretildiği yerin ihtiyaçlarını karşılaması için “iç gümrük vergisi” uygulaması getirmiştir.

    5. Sayfa
    Avrupa’da üretilen ucuz mallar Osmanlı ülkesine kapitülasyonlar sayesinde rahatça girmiştir. Osmanlı devleti; hammadde satan ve dışarıdan işlenmiş (mamul) mal alan bir ülke haline gelmiştir. Osmanlı el tezgahları çökmüştür. İthalat artmış, ihracat azalmıştır. (Osmanlı, Avrupa’nın açık pazarı oldu)Sanayi Devrimi’nin Osmanlıya Etkisi

    6. Sayfa
    Lonca Örgütü (esnaf dayanışma örgütü) zayıflayarak ortadan kalkmıştır. Ekonomideki olumsuz gelişmeler siyasal çöküşü hızlandırmıştır. Osmanlı toprakları sömürgeleştirilmeye başlamıştır. CEZAYİR TUNUS KIBRIS MISIR Trablusgarp Fransa İngiltere İtalya

  • 1
    Önizleme: 1 ay önce

    Sanayi Endüstri Devrimi Slayt Sunum PPTX

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    ENDÜSTRİ DEVRİMİÜretimde insan ve hayvan gücüyerine buhar ve elektrik gücünün kullanılması.

    2. Sayfa


    3. Sayfa
    Dünya ve İngiltere Sanayi Devrimi’ne hazır değildi. Tarım ve tarımdan elde edilen ürün İngiltere’yi beslemeye yetmiyordu. Hayvancılık ve ondan elde edilen yünle tekstile geçişKüçük köyler dokumacılıkla gelişmiştir, bu yerlerde tarım azalmıştır ve sonuç olarak köylüler adeta köylerinden kovulmuştur. Köylüler kente göçe zorlanmış ve hatta bir kısmı yollarda telef olmuştur.

    4. Sayfa
    SANAYİ DEVRİMİSanayi Devrimi olarak bilinen dönem İngiltere’de tarım, tekstil ve metal üretimi,ulaşım, iktisadi politikalar ve sosyal yapıda esaslı değişimlerin yaşandığı bir dönemdir.Devrim olarak adlandırılmasının sebebi önceki üretim yapılarını temelden değiştirmiştir.Tüm değişimler bir anda olmamış ve 1760-1850 arasında aşama aşama gerçekleşmiştir. Daha çok kazanma hırsıŞehirleşme-sanayileşme kısa sürede tüm dünyayı kaplamıştır. Sanayi Devrimi çok süratle yayılmıştır.

    5. Sayfa


    6. Sayfa
    11764 pamuk eğirme makinesi1767 eğirici çıkrık1785 iplik eğirme ve bükme makinesi1804 mekanik-tezgahı Dokumadaki Teknolojik Gelişmeler

    7. Sayfa


    8. Sayfa
    Buharlı Lokomotif (Steam Locomotive)İplik Eğirme Makinesi (Spinning Jenny)

    9. Sayfa


    10. Sayfa
    Sanayi DevrimiBuhar makinesinin icadı (verimliliğin artışı) Uçak,telgraf ve radyonun icadı (yeni iletişim yolları)Rahatsız edici yaşam koşulları (işçiler kalabalık koğuşlarda yaşamaktadır ve bulaşıcı hastalıklar yaygındır)Kısa yaşam süresiÇocuk işçiler (ucuz işçiler)Kirlilik (hava kirliliği, su kirliliği)

    11. Sayfa
    2Bunun sonucunda;İmal edilmiş bütün malların fiyatları hızla düştü.Ticarette ve imalatta bolluk yaşandı.Korunmasız hemen hemen bütün dış pazarlar ele geçirildi.Ulusal zenginlikte ve sermayede ani bir artış söz konusu oldu.Üretken nüfus, hızla arttı.İş güvenliği ve mülk sahipliği ortadan kalktı.Tarımda yeni teknolojiler kullanılmaya başlandı ve artan nüfusun tarımsal ürünlere olan talebi, hızla arttı.Karayolları ve demiryollarındaki düzenlemelerle, ulaşılamayan alanlar üretime ve tüketime dahil oldu.Tarımsal kesimlerden kente göç edenler nedeniyle kentlerde nüfus büyük oranda arttı.Zanaat sanayileşmiş, işbölümü sert bir şekilde uygulanmıştı.Endüstri Devriminin tüm yönleri ve tüm ilişkileriyle izlenebileceği klasik topraklar İngiltere’dir.

    12. Sayfa
    4Köyden Kente Dönüşümİmalatçı kuruluş, yatırım yapmak için bazı fırsatlar arar.Bu olanaklara sahip küçük bir köyde yatırım yapan imalatçı, fabrikada çalışmaları için köylülere başlangıçta yüksek ücret verecektir.Yüksek ücret, yeni işgücünü çeker. İşgücü artınca ücretler düşer ve yeni imalatçılar bu yöreye yatırım yaparBöylece köy, küçük bir kent, giderek büyük bir kent olur. Kent büyüdükçe avantajları da büyür. Yolları, demiryolları ve kanalları, kalifiye emeği vardır. Tüketime hazır bir kitlenin olduğu bir pazar, hammadde ihtiyacının karşılandığı bir ortamdır.Mamul ürünleri talep eden pazarlarla doğrudan ilişkinin kurulmasını sağlayan bağlantıları vardır.Bu nedenle büyük imalatçı kentler, şaşırtıcı bir hızla gelişir.

    13. Sayfa
    Göç alan kentler Manchester ve Liverpool gibi hızla büyümüştür.Nüfus kısa sürede 5 katına çıkmıştır. Altyapı ve belediye hizmetleri bunları karşılayacak düzeyde değildi. Hijyen açısından çok kötü durum bulunmaktaydı.

    14. Sayfa
    5SANAYİ KENTİYeni fabrikalar kuruldu ve köyden kente iş için gelenler kentlerin nüfusunu artırdı. MANCHESTER1685 6.000 1801 72.215 1851 303.382LONDRA 1801 864.845 1841 1.873.676 1891 4.232.118Tarihte ilk defa, işçiler için şehir yaşamı başlamış oldu. Endüstri devrimi kent ve kırsal alanlar arasındaki ilişkiyi öncekilerle kıyaslanmayacak biçimde altüst ediyordu.

    15. Sayfa
    61850’ye gelindiğinde İngiliz halkının önemli bir bölümü endüstri merkezlerinde toplanan işçilere dönüşmüş, İngiltere dünyanın bir tür atölyesi olmuştur.Modern imalat sanayinin en mükemmel biçiminin görüldüğü ve İngiliz imalatının başlama noktası ve merkezi olan Lancashire özellikle Manchester’de pamuk sanayisinde doğa güçlerinin kullanılması, el emeğinin yerini makinelerin alması ve işbölümü en yüksek noktada görülmektedir.Lewis Mumford’a göre, endüstri kentinin 3 temel unsurunu; fabrika, demiryolu ve bakımsız kent oluşturuyordu. Dumanı, kömürü, hangarları ve doklarıyla kent merkezine giren demiryolu, fabrikalarla birlikte kentin büyük bir kısmını kaplıyor, havayı ve suyu hızla kirletip, tepeler oluşturan atık maddelerle kenti bir “savaş alanı”na çeviriyordu.

    16. Sayfa
    Aileler giderek parçalanıyordu. Aileler çocuklarını elden çıkardılar. Ahlak düşüklükleri had safhadadır. Şehirlerde fuhuş ve hırsızlık had safhadadır. Çocuklar okulsuz ve de eğitimsizdir.

    17. Sayfa
    9Devrimin en önemli sonuçlarından birisi çocuk işçilerinin sayısının muazzam bir şekilde artmasıydı. Buhar gücünün makinelerde kullanılmaya başlamasıyla çocuk işçi alımı, ekonomik olması nedeniyle yaygınlaştı. Çocuklara çok daha az maaş ödeniyordu (1/10 kadar) ve günde 16 saate varan çalışma saatleri olabiliyordu. Başlangıçta pamuk fabrikalarında çalıştırılan çocuklar, daha sonra galerilere kolayca sığabildikleri için maden işçisi olarak çalışmaya başladılar. Madenlerde çalışan şanssız çocukların hayatları 25 yıl kadar kısaydı.

    18. Sayfa


    19. Sayfa


    20. Sayfa


    21. Sayfa


    22. Sayfa
    10 19.yüzyılda artan fabrikalara paralel olarak ortaya çıkan bu kentlerde acımasız bir gelişim yaşanıyordu. Kamusal ahlak konusunda son derece duyarlı bir yazar olan Charles Dickens, Zor Zamanlar (1845) romanında 19. yüzyıl ortasının sanayi kentlerinden Coketown’ın etkili bir tanımını yapar: “Fabrikaların ve yüksek bacaların kentiydi, bu bacalardan hiç durmadan yılan gibi kıvrıla kıvrıla dumanlar yükseliyor, birbirine dolanıyor ve hiç çözülmüyorlardı. Kapkara bir kanalı, kötü kokan, mor renkte akan bir nehri, gün boyu pencerelerinden bir yığın gürültünün yayıldığı fabrika binaları, deli bir filin başını sallaması gibi sürekli inip kalkan buhar pistonları vardı… Coketown’da işe yaramayan hiçbir şey göremezdiniz… Hastane ile mezarlık arasındaki her şey gerçekti. Sayılarla ifade edemediğim, en ucuz pazarda alamadığın, en pahalı pazarda satamadığın hiçbir şey olamazdı. AMİN”

    23. Sayfa
    11Nüfustaki ve imalatın miktarındaki artış, ev ve çevre koşullarındaki zorlukları da beraberinde getirdi. Herkes için yeterli bina yoktu, fakat daha fazla bina için de para yoktu. Bu yüzden, insanlar evlerini ve hatta yataklarını paylaşmak zorunda kaldılar. İnsanlar hiçbir uygarlıkta karşılaşmadıkları bir konut sorunuyla karşı karşıyaydılar. Eski yapıların her bir odasında, aileler yüksek kiralar karşılığı kalıyordu. Aileler konutların kiralarını ödeyemediklerinden kendilerine alt kiracılar tutuyordu.

    24. Sayfa
    1842’de yapılan bir sayıma göre, Preston’da 422 evde yaşayan 2400 insan vardı. Her evde 5- 68 arası insan yaşıyordu ve her yatakta 2- 8 arası insan yatıyordu.Kalabalık evlerde altyapı yoktu. Yani sağlıkları risk altındaydı. Tuvaletler ortaktı ve temizliği de her zaman ihmal ediliyordu.Liverpool’da nüfusun 1/5’i, Manchester’da 50.000 kişi, Londra’da 20.000 aile mahzenlerde yaşıyordu.

    25. Sayfa
    14 Yoksulların yaşadığı gecekondu mahallelerinde genellikle sıra halinde 1-2 katlı kulübeler, ev olarak kullanılan mahzenler, kaldırımsız pis sokaklar, binaların arasındaki üstü kapalı dar aralıklardan geçilerek girilen pis ve sağlıksız mekanlar bulunmaktaydı.“Susuz, tuvaletsiz, çamur, rutubet ve is içindeki bu “konut”lar kolera ve tifüs taşıyan fare ve bitlerle paylaşılıyordu. 1845’te Londra’da 50.000 kişi her sabah, gece nerede yatacaklarını bilmeden uyanıyordu. Fabrikaların hemen yanında yapılan işçi evlerinin durumu daha iç açıcı değildi. Yan yana ve sırt sırta kötü malzemeyle yapılmış bu küçük evlerin arka odaları ışıksız ve havasızdı.İşçi mahallelerinin çamur ve çöplerle kaplı yollarında çocuklar ve domuzlar birlikte geziniyordu.Ama zamanla, mesleklere göre ayrılmış Ortaçağ kentlerinin mahallelerinden farklı olarak zenginliğe göre sınırları çizilmiş burjuva mahallelerinin tam bir güvenlik sağlamadığı, “iyi mahalleler”in biraz ilerideki sefaletle birlikte yıllarca yaşayamayacağı anlaşıldı: işçiler yaklaşamıyorlardı ama kolera, tifo, tifüs oralara ulaşmıştı.

    26. Sayfa
    16Burjuvalar, ortaçağ zenginlerinin vebadan kaçmaları gibi, kentin merkezini yoksullara bırakarak banliyölere çekildiler.19.yüzyılın ortalarına doğru sadece kendilerini korumanın yetmeyeceğini idrak etmeye başladırlar: hasta bir işçiden verim elde edilemiyor, işçi mahallerindeki binlerce raşitik, sakat, veremli çocuk / genç, askerlik yapamıyordu. 1849’da, Lille’deki işçilerin hayat koşullarına ilişkin bir rapor hazırlayan Adolphe-Jerome Blanqui şöyle diyordu: “Bu korkunç evlerde sağ kalabilen zavallı çocuklar çok güçsüzler. Yirmi yaşına vardıklarında 100 kişiden 10’u bile asker olmaya uygun değil.” Burjuvazi çalışacak adamlar bulsa bile, devlet savaşacak adam bulamıyordu. Oluşturulması gereken yeni insan tipi ise, bugünün çalışanı, yarının savaşanı olabilecek sağlıklı ve becerikli” insandı.

    27. Sayfa
    Düşük ücretlilerin yaşadığı en büyük bölge olan Londra’da Whitechapel’da; 2795 aile / 12000 kişi (yaklaşık) / 1400 barınakta yaşamaktadır. / Toplam alan 130.000 m2 (13 ha). Yani; Yaklaşık 2 aile 1 konutta / 8.6 kişi (konut başına) / 923 kişi/ha (brüt) / toplam alan 10.8 m2/kişi1840’ta St.John ve St.Margaret bölgelerinde;5366 aile Yani;26830 kişi Konut başına yaklaşık 1 aileden fazla5294 barınakta yaşıyor. Konut başına 5.07 kişi düşüyordu. Evsizler için yapılan barınaklardaki koşullar daha berbattı. Londra’da Yukarı Ogle Sokağında 1844 yılında açılan barınak 300 kişi kapasiteliydi; ama gecede 2740 kişiyi yani 1 yatakta 9 kişiyi barındırıyordu. 1844’de Playhouse Yard’daki Merkezi Barınak’ta ortalama 460 yatak vardı ve gecede 6681 kişi yani 1 yatakta 14 kişi yatıyordu. Kaynak: Journal of the Statistical Society

    28. Sayfa


    29. Sayfa


    30. Sayfa


    31. Sayfa
    21

    32. Sayfa
    23Tüm bu bölge geceleri tamamen ıssızdır. Bu ticari bölgenin dışında tüm Manchester 1.5 km. uzunluğunda ve aşağı yukarı 1 km. genişliğinde bir kuşak gibi bu ticari semtlerin etrafını saran işçi bölgesidir. Bu bölgenin dışında orta burjuvazi, işçi bölgelerinin yakınlarındaki düzenli sokaklarda, yukarı burjuvazi ise kente uzak bahçeli villalarda, kısa aralıklarla kente giden bir otobüsün kalktığı bölgelerde yaşarlar.400.000’den fazla insanın yerleştiği bu kentte sanayi işçilerinin oturduğu konut bölgeleri ile orta sınıflara ayrılan bölümler kesinlikle birbirinden ayrılmıştır. Kentin tam ortasında aşağı yukarı 1.5 km. uzunluğunda ve genişliğinde, sadece bürolardan ve büyük mağazalardan oluşan büyük bir ticari bölge vardır.Manchester

    33. Sayfa
    24Manchester’da, işçi mahalleleri o kadar “iyi” yerleştirilmişti ki, varlıklı birisi bir işçi mahallesi ya da işçilerle karşılaşmadan “yıllarca yaşayabilir”di. Üst gelir grubu, bir sefaletin ortasında olduklarını fark etmeden işçi bölgelerinden geçerek işyerlerine gidebiliyordu. Bu yolların iki tarafında orta burjuvazinin dükkanları vardı ve gerisinde yer alan sefaleti gizliyordu. Kente yeni gelenler çoğunlukla sanayi işçisi olmaktadır; ücretleri ve emek koşulları gibi konutları da sadece özgür girişime bağlıydı ve yaşayabilmek için zorunlu gereksinimler minimuma indirgenmişti.Bir takım spekülatörler ihtiyaçlara uygun şekilde ve maksimum kar sağlamak amacıyla tek katlı sıra evler yapmaya girişmişlerdi.

    34. Sayfa


    35. Sayfa
    26 Bu dönem boyunca yapılan evler sefil ve barınmaya elverişsiz bir haldeydi: Bu işçi mahallelerinin inşaat düzeyinden çok, kentçilik anlayışı sorunluydu. İşçi mahalleleri birbirine girmiş evleri, iğrenç artık ve pisliklerle dolu arka avluları ve meydanları, kapısız, penceresiz, tuvaletsiz koşulları ile hayvanların bile barınamayacağı mekanları içeriyordu. Her avlu ve meydan, yan taraftakiler önemsenmeden labirent gibi yapılaştığı için sokaklarda dolaşan bir insan her adım başında ya kör bir avluya girer ya da bir köşeyi döndüğünde kendini başladığı noktada bulurdu.

    36. Sayfa
    27 Sanayi bölgelerindeki evlerde belli ortak özellikler vardır. Bloktan bloğa aynı biçim tekrarlanır: Aynı kasvetli sokaklar, aynı gölgeli, çöp yığınlarıyla dolu geçitler, hep aynı şekilde, çocuk oyun alanlarının ve bahçelerin olmayışı; mahalle genelinde o aynı uyumsuzluk ve kişilikten yoksunluk. Pencereler genellikle dardı; iç ışıklandırma yetersizdir; sokak modelini güneş ışığı ve rüzgara göre ayarlamak için hiç çaba sarf edilmemiştir. İyi gelirli zanaatçıların veya memurların yaşadığı, sıra evlerin veya önlerinde bir avuç ot veya dar arka avlularında bir ağaç olan yarı müstakil evlerin bulunduğu daha saygın semtler can sıkıcı, gri bir temizliğe sahiptir. Bu bölgelerin saygınlığı, yoksul semtlerin pasaklılığı kadar iç bayıcıdır; hatta daha da fazla: Yoksul semtlerde hiç değilse hayat daha renklidir, sokaklarında kukla gösterileri, pazaryerlerinde dedikodular, meyhane ve tavernalarında şamatalı ahbaplıklar vardır, kısacası, yoksul sokaklarda daha toplumsal ve daha dostça bir hayat söz konusudur.

    37. Sayfa
    283 tip yapılaşma vardı:Genel olarak evlerin gruplaşması tesadüfidir.2. Aynı bölgenin daha yeni kesimlerinde ve diğer işçi bölgelerinde sınai hareketin ilk günlerinden başlamak üzere daha düzenli bir yerleşme görülebilir. İki sokak arasındaki meydanlar daha düzgün, genellikle dörtköşe olan avlulara bölünmüşlerdir. Bu avlular başlangıçtan beri bu şekilde yapılmışlardır ve sokakla olan bağlantıları üstü kapalı geçitlerle sağlanır. Avluları çevreleyen evler sırt sırta inşa edilirler ve arka duvarları ortaktır.

    38. Sayfa
    303. Daha yakın zamanda ve tek bir müteahhit eliyle inşa edilen bu grup yapılar ise 3 sıra konutu içeriyordu: Ön cephedeki kulübeler en iyi yapılanlar ve en yüksek kira getirenlerdir; bir arka kapıları ve küçük bir avluları vardı. Arkalarında da bir geçit, bir arka sokak vardır. Bu sokağa bakan kulübeler, en az kira getiren ve bakımsız kulübelerdir. Bunların arka duvarları, ikinci bir sokağa bakan ve birinci sıradaki evlerden daha ucuz ama ikinci sıradakilerden daha pahalı olan 3. bir sıra ev ile ortaktır.

    39. Sayfa
    Genelde kentin merkezine en yakın olan sokaklar en kötü durumda olanlardı. Malzeme mahzenlerde enine, yan yana getirilmiş tuğlalar, üst katlarda dar kenarından yan yana getirilmiş tuğladır.Havalandırma çok kötüdür.Doğal olarak salgın hastalıklar bütün işçi bölgelerini kırar geçirir. Bu dönemin önde gelen özelliklerinden birisi bilimle teknolojinin yakınlaşmaya başlamasıdır. Özellikle bu yüzyılın ikinci yarısından sonra, bilimsel bilgi birikimi, gündelik ihtiyaçların karşılanması maksadıyla teknolojinin hizmetine verilmiş ve teknolojideki gelişmeler yerleşik yaşam biçimlerini değiştirmeye başlamıştır. Örneğin, kuramsal elektrik araştırmalarından elde edilen sonuçlar, hemen elektrik dinamosu ve motoruna, telgrafa, telefona ve diğer cihazlara dönüştürülmüş ve bunların yaygınlaşmasıyla Dünya yeni bir çehre kazanmaya başlamıştır. Bu dönemin en önemli gelişmelerinden birisi, üretime yönelik araştırma laboratuarlarının kurulmasıdır. Bu laboratuarlarda geliştirilen ürünler, bunlara bağlı olan fabrikalarda seri olarak üretilmiş ve satışa sunulmuştur. Özellikle ABD'deki sanayi atılımında, gerek devlet ve gerekse özel teşebbüs eliyle kurulan dev araştırma laboratuarları etkin rol oynamışlardır.

    40. Sayfa
    Benjamin Disraeli (1804-1881)Housing Act; sağlıklı yapılaşma ile fakir de olsa kişilerin sefaletten korunması amaçlanmıştır. İşçi yasaları, çocukların küçük yaşta çalışmasının engellenmesi gibi çabalar bunu takip etmiştir.

    41. Sayfa
    İngiltere’de, sendikalaşma gibi olaylarla sosyal patlamaların önüne geçme fikri Sosyalistlerden çok önce Muhafazakarların aklına gelmiştir. İşçi sınıfı çok ağır şartlar altındadır. Evler dolu olduğundan pub ve cafeler ağırlık kazanmıştır. Eğitim zayıf olduğundan boşluğu kilise ve yeni kurulan Sosyalist partiler doldurmuştur.

    42. Sayfa
    34Endüstri Devrimi'nin endüstri yaşamında görülen özellikleri:Başta demir ve çelik olmak üzere yeni hammaddelerin kullanılması.Kömür, buhar makinesi, elektrik, petrol ve patlamalı makineler gibi, yeni enerji kaynaklarının kullanılması.İplik eğirme makinesi ve yeni enerji kaynakları ile çalışan tezgahtar gibi, daha az insan enerjisi ile daha çok üretim yapılmasına yol açan yeni makinelerin icadı. İşgücünün fabrika sistemi içinde, daha yüksek bir işbölümüne ve uzmanlaşmaya yol açan biçimde yeni örgütlenmesi. Buharlı lokomotif, buharlı gemi, otomobil, uçak, radyo ve telgraf gibi ulaşım ve haberleşmede önemli gelişmeler. Bilimin endüstriye, gittikçe artan bir biçimde uygulanması.

    43. Sayfa
    35Teknolojik Gelişmeler Bu yeniliklerden tüm insan ilişkilerini etkileyecek güçte olanı, teknolojik gelişmeler olmuştur. Teknolojik değişme ve gelişmelerin doğrudan doğruya ortaya çıkan başka sonuçları da vardı. Bunlar:Çok daha büyük tarım dışı nüfusu besleyecek üretimi sağlayan tarımsal gelişmeler. Servetin daha yaygınlaşmasına yol açan ekonomik değişmeler, artan endüstriyel üretim ve uluslararası ticaret karşısında servet kaynağı olarak göreli önemini yitiren tarım toprağı. Ekonomik güç kaynağındaki değişmeleri yansıtan siyasal değişiklikler ve endüstriyel bir toplumun gereklerine uygun olarak düzenlenen yeni politika uygulamaları. Kentlerin büyümesi, işçi sınıfı hareketlerinin gelişmesi ve yeni otorite kaynaklarının ortaya çıkması gibi, büyük toplumsal değişmeler. Çalışanların yeni beceriler elde etmeleri, fabrika disiplininin ortaya çıkması, bütün bunların sonunda insanın kendine güveninin artması gibi ögelerle belirlenen çok geniş bir kültürel değişme.

    44. Sayfa


    45. Sayfa


    46. Sayfa
    The Great Smog of 1952-LondonKirli hava Londra için alışılmış bir durum olsa da 5-9 Aralık 1952 tarihlerinde yaşananlar alışılmışın dışındaydı.Bu tarihlerdeki kirli hava, Londra’da yaşayanları olumsuz etkilerken yoğun ölümlere de yol açmıştır.

    47. Sayfa
    The Great Smog of 1952-LondonKirli hava boyunca atmosfere büyük miktarda yabancı madde salındı.Kirli hava boyunca her bir günde: 1,000 ton kirli hava partikülleri, 2,000 ton karbondioksit, 140 ton hidroklorik asit ve 14 ton fluorine bileşenleri salınmıştır. Daha da tehlikelisi 370 ton sülfüroksit 800 ton of sülfürik aside dönüşmüşür.

    48. Sayfa
    The Great Smog of 1952-LondonRakamın daha fazla olması muhtemeldir ama yaklaşık 4000 kişi ölmüştür.Pek çok kişi solunum problemleri yaşamıştır.Hayvanlar oksijensiz kalmıştır.Seyahatler yapılamamıştır.

    49. Sayfa


    50. Sayfa


    51. Sayfa
    Osmanlı İmparatorluğu, Sanayi Devrimini sefareti vasıtasıyla takip etmiştir. Osmanlı, sanayinin yıkıcı etkilerini görmüş ve korkmuştur. 19. yüzyılda esnaf loncaları kaldırılmadıysa ve büyük sanayi teşvik edilmediyse sebebi budur.

    52. Sayfa
    İstanbul aynı dönemde 850.000 civarı bir nüfusa sahiptir. Nüfus, sanayileşmeyle değil Rumeli’den gelen göçlerle artmıştır. Gelenler burada daha da fakirleşmiştir. İstanbul’da semtler gelir durumuna göre değil dine göre şekillenmiştir. İlerleyen zamanda İstanbul-Beyoğlu (Pera) ve İzmir’de ekonomik duruma göre de mahalleler ortaya çıkmıştır.

Sanayi Devrimi Videoları

  • 5
    1 ay önce

    Hızlandırılmış Kurs: Sanayi Devrimi (Büyük Tarih Projesi) Matematikten sanat tarihine, ekonomiden fen bilimlerine, basit toplamadan diferansiyel denklemlere, ilkokul seviyesinden üniversite seviyesine binlerce ücretsiz ders videosu, interaktif alıştırma ve daha fazlası Khan Academy’de.

  • 4
    1 ay önce

    Sanayi İNKİLABI

  • 3
    1 ay önce

    sanayi devrimi tarih şeridi

  • 2
    1 ay önce

    Sanayi İnkılabı ve Etkileri Sanayi İnkılabı ve Etkileri konu alınıyor. National Geographic'in İnsanlığa Uzaydan Bakış isimli belgeselinden bir parça.

Sanayi Devrimi Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Sanayi Devrimi Ek Bilgileri

Bu yazıya sende yeni bilgi ekleyerek gelişmesine yardımcı olabilirsin..

Kapak Resmi
Sanayi Devrimi
Yazı İşlemleri